E-ticarette dönüşüm oranı: trafik almadan önce kapatılacak delikler

Dönüşüm oranını artırmanın en ucuz yolu daha çok ziyaretçi değil, mevcut ziyaretçiyi kaybetmeyi bırakmak. Sepet terkinden ürün sayfasına, ölçülebilir müdahaleler.

Boygantech marka kapak görseli

Dönüşüm oranını yükseltmek, trafiği artırmaktan neredeyse her zaman daha ucuzdur. Trafiği ikiye katlamak bütçeyi ikiye katlar; dönüşümü %1,5’ten %2,1’e çıkarmak aynı bütçeyle %40 daha fazla sipariş demektir.

Ama bu iş “buton rengini değiştirelim” tavsiyeleriyle yapılmıyor. Sırayla bakalım.

Önce huniyi ölçün

Tek bir dönüşüm oranı rakamı hiçbir şey söylemez. Anlamlı olan, adım adım kaybın nerede olduğu:

Ziyaret → Ürün görüntüleme → Sepete ekleme → Ödemeye başlama → Sipariş

Her okun üzerindeki kayıp yüzdesini çıkarın. En büyük düşüşün olduğu ok, üzerinde çalışılacak tek yerdir. Bunu bilmeden yapılan optimizasyon, hangi deliğin su kaçırdığını bilmeden kova yamamaktır.

Tipik olarak en büyük iki kayıp şurada olur: ürün görüntülemeden sepete ve ödemeye başlamadan siparişe.

Ödeme adımı: en hızlı kazanç

Sepeti dolduran kullanıcı satın almaya karar vermiştir. Bu noktadan sonra kaybediyorsanız sebep ikna değil, sürtünmedir.

Zorunlu üyeliği kaldırın. Misafir olarak alışverişi engellemek, ödeme adımındaki en büyük tek kayıp sebebidir. Üyeliği sipariş sonrasında teklif edin — o noktada kullanıcının size vereceği bilgi zaten elinizde.

Kargo ücretini erken gösterin. Sepet terkinin başlıca sebebi son adımda beliren beklenmedik maliyettir. Kargo tutarını ürün sayfasında ya da sepette gösterin; son ekranda sürpriz olmasın.

Adım sayısını değil, alan sayısını azaltın. Üç ekranlı bir akış, tek ekranda 24 alandan iyidir. Doldurulması zorunlu olmayan her alanı silin: ikinci telefon, şirket unvanı, doğum tarihi.

Form alanlarını doğru tanımlayın. autocomplete niteliklerini verin, mobilde uygun klavyeyi açın (inputmode="numeric"), adres için otomatik tamamlama sunun. Bu, kullanıcının cebindeki telefonda 40 saniye kazandırır.

Hataları alanın yanında gösterin. Sayfanın tepesinde “bir hata oluştu” yazan kutu, kullanıcıya hangi alanı düzelteceğini söylemez.

Ürün sayfası: kararın verildiği yer

Görseller yetersizse hiçbir metin telafi etmez. Farklı açı, ölçek referansı, kullanım hâli. İade oranını düşüren şey de budur.

Stok ve teslimat bilgisini net verin. “Yarın kargoda” cümlesi, “stokta var” cümlesinden daha güçlüdür çünkü kullanıcı zaten ne zaman eline geçeceğini soruyor.

İade koşulunu saklamayın. Görünür bir iade politikası dönüşümü artırır; gizlenmiş olan, ürünü sepete koyduran güveni baştan kırar.

Soruları sayfada cevaplayın. Müşteri hizmetlerine en çok gelen beş soruyu ürün sayfasına yazın. Bu hem dönüşümü artırır hem destek yükünü düşürür.

Hız bir dönüşüm meselesidir

Site hızı genelde SEO başlığı altında konuşulur, oysa etkisi en çok dönüşümde görülür. Ödeme adımında yarım saniye gecikme, ikna çabanızın bir kısmını doğrudan siler.

Özellikle bakılacak yer: ürün ve ödeme sayfalarındaki üçüncü taraf betikleri. Çoğu e-ticaret sitesinde ödeme sayfasında bile ısı haritası, sohbet widget’ı ve dört ayrı piksel çalışıyor. Ödeme akışında analitik dışındaki her şeyi kapatmak, tek başına ölçülebilir bir kazanç sağlar.

Test ederken dürüst olun

Yeterli örneklem olmadan karar vermeyin. Günde 40 siparişi olan bir sitede iki günlük A/B testi hiçbir şey kanıtlamaz. Test süresini baştan belirleyin ve “kazanan çıktı” diye erken kesmeyin.

Mikro dönüşümü değil, geliri ölçün. Sepete ekleme oranını artıran bir değişiklik, sipariş sayısını düşürebilir. Nihai metrik ziyaretçi başına gelirdir.

İade oranını da izleyin. Agresif bir kampanya dönüşümü artırıp iadeyi de artırıyorsa net kazanç negatif olabilir.

Öncelik sırası

Elinizde sınırlı zaman varsa şu sırayla ilerleyin:

  1. Huniyi ölçün, en büyük düşüşü bulun.
  2. Ödeme adımından zorunlu üyeliği ve gereksiz alanları kaldırın.
  3. Kargo ücretini erkene alın.
  4. Ödeme sayfasındaki üçüncü taraf betiklerini temizleyin.
  5. En çok satan 20 ürünün görsellerini ve teslimat bilgisini düzeltin.
  6. Ancak bundan sonra A/B testine başlayın.

İlk beş madde test gerektirmez; bunlar zaten bilinen sürtünme kaynaklarıdır. Test, bunlar kapandıktan sonra anlamlı hâle gelir.

İlgili yazılar

Bir fikriniz mi var, yoksa duran bir ürün mü?

Kısa bir görüşmede kapsamı netleştirelim. İlk konuşmada teknik yaklaşımı ve tahmini bütçe aralığını konuşuruz.